Uzunca bir
zamandır değişik internet sitelerinde, dergilerde, gazetelerde bu soru ile sık
karşılaşır oldum: Kadınlar ne ister?
Bir soru ile
bu kadar sık muhatap olup, üzerinize alınmamanız imkansız. Hele kadınsanız.
Gerçekten
ben ne istiyorum?
Aklıma,
yıllar önce yaşadığım bir hadise geldi.
Bir
arkadaşım vasıtası ile tanıdığım, sonradan sevgilim olan erkekle ilk tanıştığım
zamana gittim.
Karşılaştığımız
ilk gün, ben, arkadaşımın onunla ilgilendiğini düşünmüş ve biraz mesafeli
durmuştum. Meğer arkadaşım, aramızı yapmaya çalışıyormuş. Neyse. Ben bunu
bilmediğim için, onlar sohbet ederlerken kulak misafiri oluyor, daha çok
etrafın tadını çıkarıyordum. Bir ara kulağıma “tenekede midye” lafı çalındı.
Hoop yıllar
öncesine, çocukluğuma döndüm. Tenekede midyeyi en son 6 yaşında, Kırklareli’ne
yakın bir karadeniz kasabası olan İğneada’da yemiştim. Çok da hoşuma gitmişti.
Tadı o an bile damağımdaydı. Öyle dalmışım ki, birden sohbete katılıp,
hatırladıklarımı onlarla paylaştım. Adam, orta karar bir ilgi ile dinledi,
birkaç soru sordu, sonra konu kapandı.
Uzatmayayım,
arkadaşım bu geziden sonra etrafımda dört dönüp, sürekli ondan bahsetmeye
başladı. Ben de “aşık herhalde” diye düşünüp, üzerinde durmadım.
Ertesi hafta
arkadaşımın yoğun israrları ile kendimizi yeniden adada bulduk. Nasıl oldu
bilmiyorum, planlar yapıldı, telefonlar edildi, ben, iki kız arkadaşım, adam ve
iki arkadaşı, kendimizi yine teknede birlikte bulduk. Tekneyi kayalık bir koya
demirleyen adam, şnorkel ve paletlerini giyip, arkadaşı ile beraber dalmaya
başladı. Biz de kah güneşlenip, kah yüzerek sohbete daldık.
Fakat
teknede kalanlar bana bir tuhaf bakıyor. Yan yan süzmeler, kikirdeşmeler, imalı
sözler.
Ben ne
olduğunu anlamamakta israr edince arkadaşım, “Sence adam burada durmak yerine,
kayalıklarda neden cebelleşiyor?” diye sordu. “Neden?” dedim, bana: E geçen
hafta tenekede midyeye bayılırım dedin ya. Adam senin için midye çıkarıyor
şaşkın! Dedi. Sonra bütün bu organizasyonun benim için yapıldığını ve bana
midye yedirmeden şuradan şuraya gidilmeyeceğini anlattı.
Bir kova
midye ile bize doğru yüzen adama baktım. Benim için toplanmış midyelerle. Tek
cümlelik, öylesine söylenmiş bir bilgi dikkate alındığı için. Ben dikkate
alındığım için. Ona, o saniyede aşık oldum. Hiç sonunu düşünmeden.
Hayatıma
giren son kişi, ömrümde aldığım en güzel hediyeyi vermişti bana. Bir kova midye
ile beni kale almıştı.
Bu hediyenin
üzerine kimsenin çıkamayacağını bilmek acı verse de, böyle sevdiğim için pişman
değilim.
Kadınlar ne
ister bilmiyorum ama pişman olmak istemediklerine eminim.
bence kadın selam verdiği erkeğin yılışmadan,hanzolaşmadan adam gibi davranmasını ister.....
YanıtlaSilBingo!:) Katılıyorum.
YanıtlaSil