28 Mayıs 2012 Pazartesi

KÜRTAJ


Çok uzun zamandır yapılması gereken tartışma, yakın zamanda başbakanın sözleri ile gündeme geldi. Konunun çıkış noktası yanlış olsa da, zamanlama açısından doğru bulunmasa da ya da birilerini rahatsız edip fena halde canını yaksa da geç bile kalınmıştı.

Kürtaj.

Tek başına söylenirken bile insanın içini ürperten kelime, yaşayanların ruhunda kimbilir ne derin yaralar açıyor. Bedeninde açtıklarından ve aslında bir canlının (insanın) hayatını sonlandırmak anlamına geldiğinden bahsetmiyorum bile. Üstelik bu insan, kişinin kendi evladı…

Düşünsenize, diş hekimine gitmeniz gerektiğinde bile ne büyük korkular sıkıntılar yaşıyor insan. Hangi kadın güle oynaya kürtaj masasına yatar? İsteyerek çocuğunu öldürür? Açlık korkusu, ayıplanma, kapana kısılmışlık hissi ne derseniz deyin, hele kadın gibi naif bir yaratığın böyle bir kararı vermesi hiç kolay değil.

O halde başka bir nedeni olmalı bunun. Bu konuyu topluca bir düşünelim, yazının sonunda hemfikir olacak mıyız bakalım.

Türk Tabipler Birliğinin açıklamasını okudum az önce. Kürtajın yasaklanması halinde olabilecekleri anlatıyorlar. Tıpkı yasak yanlısı muhafazakar kesimin “senin ölmene annen karar verdi çocuğum” naraları gibi, onların açıklamaları da kadın üzerinden. Birlik, yasaklama durumunda, kürtajın şimdiki gibi sağlık kuruluşlarında değil, geçmişte olduğu gibi “merdiven altı yerlerde” yapılacağını belirtiyor ve ekliyor; Bu durum kadının tüm kazanılmış haklarına uzanacak bir adımdır.

Afedersiniz ama kadınlar mayoz bölünmeyle mi çoğalıyor? “Hadi şimdi gebe kalayım, sonra da kazıtırım, maksat macera olsun” rahatlığında mı bu insanlar? Erkekler bu konunun neresinde? Amaç zinayı önlemekse elbette, sonuna kadar, tüm kalbimle yanlarındayım. Ama bu durum tek taraflı değil ki?

Dünya ülkelerinde durum nasıl diye bakmayacağım bana sadece İran yeter. Evet o çok eleştirilen, her fırsatta bu ülkeye dönüştürülmekten korktuğumuz, şeriatle yönetilen İran’dan sözediyorum.

Unicef 2000 yılı nüfus planlaması raporu sonucunda İran’ı “nüfus planlamasını en iyi yapan ülke” olarak açıkladı(12 yıl önce) Bu ülkede kürtaj yasak ama doğum kontrolünü kim yapıyor biliyor musunuz? Erkekler. Her köşe başında bulunan, bizdeki sağlık ocağı benzeri kuruluşlarda, öğle arası zamanda, vazektomi operasyonu geçiriyor İran’lı erkekler. Sebebi son derece açık: Kadını gereksiz hormon saldırısından ve korunma yükünden kurtarmak. Bir bomba daha, bu uygulama, ülkenin en üst düzey din adamları, Ayetullah’ların fetvaları ve hekimlerin ortak çalışmaları sonucunda kabul görüyor. Diğer korunma yöntemleri isteyenler için hala geçerli, dayatma yok.

Kürtajı destekleyenler lafım size;

 17 yaş altı insan evlenmek için çocuk ama cinsel ilişki için yetişkin mi?

Kadının özgürlüğünü savunurken “doğurma özgürlüğünü de” savunuyor musunuz? Öyle ya, bazı kadınlar dışarıda kariyer değil, evinde olmak da isteyebilir.  Buna saygı gösterebilecek misiniz?

Böyle bir “kaza” olduğunda “yüklendiğini gider, yoluna devam et” yerine, “karşındaki erkekten hakkını al, hatta beraber alalım” diyebilecek misiniz?

Ve muhafazakarlar

Doğum kontrolünü erkek olarak bizzat peygamberin (SAV) yaptığını biliyor musunuz?

Size Allah’ın emaneti olarak verilen eşlerinizi, ruhsal ve bedensel sağlığı için makul aralıklarla hamile bırakmayı kabul ediyor musunuz?

Her iki taraf da ikiyüzlü ahlak anlayışını bırakmadıkça, küskün, omuzları düşük, horlanan milyonlarca kadın ayaklarını sürüye sürüye yatacak o masaya. Ama beş yıldızlı klinikte, ama merdiven altında bir baytarın ellerinde…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder