Allah aşkınıza sevmeyin beni… Acıtıyorsunuz, üzüyorsunuz, büzüp küçültüyorsunuz insanı… Sevmeyin. Anlamını bilmiyorsunuz, ya da bildiğiniz anlam benimkiyle örtüşmüyor. Benim anladığım duyguları hissettirmiyor. Zarar veriyorsunuz, yıkıp yok ediyorsunuz, üzerinden tonlarla geçiyorsunuz insanın.
Hastalıklı ailelerinizden gelen alışkanlıklarla, hiçbir yaratıcılığı olmadan, kötü genlerinizle “et dişlemeyi”, sevmek zannediyorsunuz. Kötü Türk Dizilerini, Korkunç Amerikan Filmlerini taklit ederek iyilik yaptığınızı sanıyorsunuz kurbanınıza…
Evet kurbanınıza… Çocuk, kardeş, akraba ya da sevgili adını verdiğiniz kurbanınıza..
Eksik insanlığınızı bu “sadaka” sandığınız sevgi gösterileri ile tamamlamaya çalışıyorsunuz.
Eksiksiniz. Yalan yere “seviyorum” dedikçe daha da eksiliyorsunuz. Huzursuzsunuz. Yanlışsınız çünkü… yanlışınızı bidiğiniz halde, düzeltmek zor geldiği için kolaya kaçıyorsunuz. Kolaya kaçtıkça batıyorsunuz. Batıkça daha da keskinleşiyor dişleriniz. Ne adam gibi kalmayı ne adam gibi gitmeyi becerebiliyorsunuz. Kurbanınız size ne kadar inanırsa, azgınlığınız, şımarıklığınız o kadar artıyor.
Sevginizi tehdit olarak kullanıyorsunuz. Sakat ruhunuzu beslemek için başkalarının ruhlarını, özgüvenlerini emiyorsunuz. Hasta fikirlerinizi, doymak bilmez açgözlülüğünüzü, onun kalbinde yeşertmeye çalışan kötü tohumlar gibisiniz. Öylesiniz.
Ama en önemlisi, karşınızdakini salak zannediyorsunuz. Sevgi dediğiniz saçmalıkla, bu yolla hakaret ediyorsunuz.
Aklınızı kaçırmışsınız siz. Çoktan ölmüş, cesedi ortada kalarak kokmuş, buna rağmen farkına varmadan kötü kokular yayarak ortalıkta dolaşan zombiler gibisiniz.
YIKILDIĞINIZ YERDE KALIN!!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder