Satır araları ne kadar dolu… Her hangi bir konuşmada o aralıkları bir aralasanız altından neler çıkar kimbilir… ne sevinçler, hüzünler, nefret, kırgınlık… ne dünyalar batar o satır aralarında. Satır olur keser. Küçük küçük. Acıta acıta.. üstelik hiçbir şey yokmuş gibi.. Normalleştirerek.
Basit bir “ne haber7?” sorusunun cevabının “ben ölüyorum” olduğunu aslında kaç kişi bilir? “iyi olmana çok sevindim” yargısının altında “süründüğünü görmek isterdim” yattığını kim tahmin eder? “iyi niyetinden şüphem yok” dendiğinde aslında “sana zerre kadar güvenim yok ve bu canımı çok acıtıyor” demek istendiği, ölümüne susulduğu anlaşılır mı?
Acı, şüphe, yargılama ve yalnızlıkla geçen aylar sonra, yıllar süren bir sevginin ardından yapılan 5 dakikalık bir telefon görüşmesi insanı bu kadar mı yıkar?
NORMALLEŞMEK” … Her şeyin eskisi gibi olması… normal nedir? Mümkün müdür?... acıyor… çok…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder